Süleyman Güneş’in Başbuğ Alpaslan Türkeş yazısı şöyle
Alparslan Türkeş 25 Kasım 1917’de Lefkoşe’de doğmuştur. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım’dır. Alparslan Türkeş; aslen Kayserilidir. Büyük dedesi Arif Ağa Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli Köyünden Kıbrıs’a göç etmiş ve buraya yerleşmiştir. İlk ve orta eğitimini Lefkoşe’de tamamlamıştır.
Alparslan Türkeş; Türk asker ve siyasetçi. Muvazzaf asker, Türkeş, askerlik görevi sonrası başbakan yardımcısı, Milliyetçi Hareket Partisinin kurucusu ve ilk genel başkanı olarak görev yapmıştır.
MHP'nin görüşünü milliyetçiliğin baskın olduğu, İslam'ın şekillendirdiği Türk milliyetçiliğini temel alan Dokuz Işık doktrini temsil etmektedir.
Adaletin olmadığı yerde, haydut düzeni vardır demiştir. Başbuğ Alparslan Türkeş
Onun adı, Alparslan TÜRKEŞ’ti,
Türk milletinin karanlığına doğan güneşti.
04 Nisan 1997 de, Ay’da tutuldu, Güneş’te tutuldu
4 Nisan 1997
Dalından kopan yaprağın akıbetini, rüzgâr tayin eder.
Benim bozkurtlarım dik başlı değil, başı dik Anadolu evlatlarıdır demiştir. Başbuğ Alpaslan Türkeş.
Türk milliyetçiliği kıyamete kadar yaşayacak ve "Türkeş" ismi kıyamete kadar bir yıldız gibi parlayacaktır.
Türk milletinin gönlünde mümtaz ve müstesna bir mevkii bulunan Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i Kalplerimizdeki yeri, gönlümüzdeki zirvesi hiç değişmeyecek olan Başbuğ'umuz Merhum Alparslan Türkeş’i ve aziz ülkü şehitlerimizi saygıyla, rahmetle, minnetle anıyoruz.
Türklük ve Türk milletinin birliği ve dirliği uğruna ömrünü adayan, Türk milliyetçiliğinin yüksek sancağını dalgalandıran, milli ruhun ve ülkücü hareketin kurucusu merhum 'Başbuğ' Alparslan Türkeş’i, vefatının 28. yıl dönümünde rahmet, minnet ve özlemle yâd ediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri, merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat ettiği 1938 yılında harp okulundan genç bir teğmen olarak mezun olan Türkeş, Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı yeni çağda Türk Milliyetçiliği ’nin ikinci nesil savunucusu ve yürütücüsü olmuştur.
O, Türklüğün dilini, bayrağını, ülkesini, milletini her şeyin ve herkesin önünde tutan, kutlu davasının peşinden azimle yürüyen siyaset adamıydı. O'nun bu dev mücadelesi, gönüllerde silinmez izler bırakmış ve on yılları aşkın bir umut kaynağı olmuştur.
Vefatının 28. yıl dönümünde, kabri hâlâ bir ziyaretgâh olmaya, fikirleri ise geniş kitlelere ışık tutmaya devam etmektedir. Milliyetçiliğin dünya çapında yeni bir ivme yakaladığı şu zamanlarda, Başbuğumuzun açtığı yolu doğru okuyup doğru yorumlamak, Türk milletinin birlik ve beraberliğini muhafaza etmek, milli değerlerimizi ebedîleştirmek tüm Milliyetçilerin öncelikli sorumluluğudur.
Yokluğunun en ağır bedelini ödediğimiz bu günlerde; anılarımızdaki varlığın, senin izlerini silmek isteyenlere karşı direncimizin kaynağı olacaktır.
Ünlü yazar Rauf Tamer - 6 Nisan 1997 tarihindeki yazısında ALPASLAN TÜRKEŞ için şunu söylemişti.
Solcu olun, sağcı olun, ne olursanız olun ama önce Türkeş gibi mücadele adamı olun.
Hangi fikri benimserseniz benimseyin ama inanç çizginizde önce Türkeş kadar sağlam olun.
Muhalif olun, ne olursanız olun ama önce Türkeş kadar vatansever olun, demiştir.
Yokluğunun en ağır bedelini ödediğimiz bu günlerde; anılarımızdaki varlığın, senin izlerini silmek isteyenlere karşı direncimizin kaynağı olacaktır.
Çankaya yokuşunda, Asya’nın Bozkurtları, yaşadıkça Türkçü kalacak ve dudaklarda ebediyen aynı türkü olacak:
Tanrı korusun Türk’ü!
Türkeş Bey, Karmaşa içindeki sadeliği gören, karanlıkta saklı duran ışığı gösteren, durgun yüzeyin dip akıntısını fark eden, zorlu etapları fırsat ve fikir akımına çevirmesini bilen bir liderdi.
Tıpkı, Türkiye ve Türk Milletinin karşıtlarının habis ve hain senaryolarını kararlılıkla reddetmeyi başarmıştı.
Kendinizi küçük görmeyiniz.
Sizler büyük kuvvetsiniz.
Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız.
Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir.
Birlik, beraberlik içinde olmaktır.” Demiştir. Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ
Alparslan Türkeş'in sıfırdan kurduğu veya öncülük ettiği bazı kurum ve kuruluşlar:
● Devlet Planlama Teşkilatı
● Devlet İstatistik Enstitüsü
● Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
● Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu
● Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü
● Ülkü Ocakları
● Toprak Reformu Müsteşarlığı
● Ordu Yardımlaşma Kurumu
● Rüzgar Birliği
● Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı
● Türk Hukuk Enstitüsü
Yine Türk Gençliği şunu söylemiştir;
Sen bize “Evlatlarım!” derdin, biz “Başbuğ Türkeş!” diyerek gökleri yırtardık.
Sevdan da kavgan da bizimdir Başbuğum.
Benimle dava arkadaşlığı yapacaksanız,
Her şeyden önce yüksek vasıflı,
Türk Olacaksınız” diyen Başbuğum,
Sen bir vicdan körükçüsüydün.
28 yıl önce bugün hem benim hem de benim gibi milyonlarca evladının dünyası kararmıştı… Bu karanlık içinde nasıl yaşarız derken, her geçen gün gördük ki bize çizdiğin yol, gösterdiğin hedef, dünya var oldukça karanlığımıza ışık olacak hem de her geçen gün aydınlatma gücü artan bir ışık…
Türkeş, asker kökenli bir lider olarak Atatürkçülük konusunda tavizsiz idi. "Türk-İslam Ülküsü" fikrini şekillendirirken laiklik konusunda hassasiyetleri koruyarak Atatürk'ün Türk milliyetçiliği konusundaki fikirlerini ön plana çıkarmayı hedeflemişti.
Türk Birliği ülküsü Türkeş’e göre, her Türk milliyetçisinin, bir diğer tabirle, her ülkücünün en temel ideali, en esaslı bir kızıl elmasıdır desek yanılmış olmayız. Çünkü ona göre bütün dünya milletleri kendi birliklerini kurarken biz niye kurmayalım, mademki dış Türkler bizim milletimizdendir, bizler de Türk milliyetçisiyiz, o halde onları kardeş bilip, onların hürriyetlerini ve haklarını ve onların birliğini savunmak gerekir. Bu hususta şöyle demektedir. “Türk birliği ülküsü, yeryüzündeki bütün Türklerin bir millet ve devlet halinde, bir bayrak altında toplanması ülküsüdür. Bunun tahakkuku, bazı kimselere ilk bakışta imkânsız gibi görünebilir. Birçok kimseler bunu zararlı bir hayal (ütopi) olarak da vasıflandırabilir. Fakat unutmamak lazımdır ki, her hakikat önce bir hayal ile başlar. Yine hatırlamak gerektir ki, 1919 yılında hür ve müstakil bir Türkiye kurmak için Anadolu’da dünyanın galiplerine karşı savaşa girişmek de çılgınlık ve hayal diye vasıflandırılmıştı. Fakat inanmış ve kendilerini bir ülküye vermiş olanlar, yurdu kurtarmaya ve müstakil bir Türkiye meydana getirmeye muvaffak oldular”
Ülkücülük, Türk Milliyetçiliği ’nin çok özel etkili, en önemli bir versiyonudur. Hatta, bir adım daha ileri gidilerek denebilir ki, kelimenin tam ve gerçek anlamında hakiki Türk milliyetçiliği ülkücülük ’ten başkası değildir. Şurası muhakkaktır ki Ülkücülük boşlukta vücut bulmuş değildir; temelleri çok eskiye dayanmaktadır.
Ancak bu hale gelişinde en büyük şeref payı, merhum Alparslan Türkeş’e aittir. Günümüzdeki şekli ve hali ile, ülkücülük ’ün kurucusu Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’ tir.
Tarihte iz bırakan kaç lider vardır derseniz, Başbuğ Alpaslan Türkeş, çok partili hayatımızda, başta Türk dünyası olmak üzere dünyaca tanınan ve yakından takip edilen liderlerin en başında geliyordu. 80 yıllık ömür, turan bayrağını yükseltme, Türk adını dağa, taşa, Ay’a, Mars’a yazdırma kavgasıyla geçmiştir. Dağınık milliyetçiler onun etrafında toplanmış Türk Siyaset hayatının belirleyicisi olmuştur.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun Başbuğum.
Rahmetle Minnetle Şükranla Özlemle Anıyorum.
Selam ve Saygılarımla.
Evladın
Süleyman GÜNEŞ